Edinburgh turu

Edinburgh

Kuzeyin Atinası Edinburgh’da İskoç Kültürü ile Tanışın

İstanbul gibi “Yedi tepeli kent” olarak anılan Edinburgh, Ortaçağı andıran Eski Şehir Bölgesi, Georgian mimari tarzına sahip tarihi yapıları ve geçmişten bugüne el değmeden gelebilmiş tabiatı ile tabloyu andıran bir İskoçya şehri. Kitaplara ilham veren  güzelliğinin yanı sıra, gelişmiş kültür seviyesi, müzeleri ve geleneksel yapısıyla da öne çıkan bu büyüleyici şehir, aynı zamanda ünlü İskoç viskilerinin ve sanat festivallerinin de ana vatanı. En az viski kadar içinizi ısıtacak İskoç halkını da, tiyatro gösterileri, müzik ve danslar eşliğinde kutlanan Edinburgh Fringe Festivali veya şehrin kültürel çeşitliliğini gözler önüne seren Edinburgh Mela Festivali sayesinde yakından tanıyabilir, bu değişik kültürün bir parçası olabilirsiniz.

Avrupa’nın modern yapısına ayak uyduran Yeni Şehir bölgesi ve köklü bir çınar ağacı gibi tarihin izlerini taşıyan Eski Şehir Bölgesi ile ikiye ayrılan Edinburgh, bir yönüyle size bir dönem romanının baş karakteri gibi hissettirirken, diğer yönüyle gezgin ruhunuzu doyuruyor. Yeni Şehir Bölgesi, alışveriş mağazalarına ve kafelere ev sahipliği yapan Princes Street’i, Van Gogh, Monet ve Raffaello gibi dünya sanatçılarının eserlerine yer veren National Gallery of Scotland’i ve Gotik mimari örneklerinden biri olan Scott Anıtı’nı içinde barındırıyor. Eski Şehir Bölgesi ise, hiç hasara uğramamış Edinburgh Kalesi’ne, açık hava müzesini andıran Royal Mile’a, Parlamento Binasına, Holyrood Sarayı ile Hollyrood Parkı’na ev sahipliği yapıyor.

Şehrin baştacı olan Edinburgh Kalesi, gerek mimarisi, gerek konumu, gerekse Edinburgh şehrinin gizemli manzarasını önünüze sermesiyle insanda zaman yolculuğu yapma isteği uyandırıyor. Üst üste koyulmuş her bir taşında farklı bir hikaye barındıran bu kale, aynı zamanda İskoç Savaş Müzesi’ne ve şehrin en eski yapısı olan St. Margaret Şapeli’ne ev sahipliği yapıyor. Camera Obscura, Edinburgh Kalesi’nde yaptığınız tarihi yolculuğun ardından, aynalar, ışık oyunları ve resimler eşliğinde farklı bir deneyim sunmak için hemen kalenin çıkış kısmında sizleri bekliyor. Buranın karşısında yer alan Whiskey Experience ise, viskinin damıtım süreci, yapımı ve viski tarihi hakkında bilgi vermek amacıyla ziyaretçilerini ağırlıyor. İskoçya’nın farklı bölgelerine ait viski çeşitlerini burada tadabilir ve dilerseniz bir Edinburgh viskisi alarak gezinizi taçlandırabilirsiniz.

Kaleden başlayarak boylu boyunca uzanan Royal Mile, tanıklık ettiği tarihi cömertçe ziyaretçilerine sunan bir cadde adeta. Sonu Hollyrood’a çıkan bu cadde üzerinde yürürken İskoç kültürünün parçası haline gelen kaşmir, gayda ve kilt gibi geleneksel objeleri satın alabilir ve yol üzerinde yer alan Museum of Childhood ile Edinburgh tarihi hakkında fikir edinebileceğiniz Mary Kings’s Close’u da ziyaret edebilirsiniz. Hollyrood Sarayı’na geldiğinizde ise karşınızda duran görkemli yapıyı gezebilir ve şehrin manzarasına farklı bir açıdan bakabileceğiniz Arthur’s Seat’e tırmanabilirsiniz.

Viktorya Dönemi’nin ihtişamlı mimarisine sahip binaları ve hareketliliği ile öne çıkan Grassmarket Meydanı, Edinburgh turunuzun son durağı olabilir. Pubların, kafe ve restoranların çevrelediği bu meydanda Edinburgh alışverişi yapabilir ve bir bardak viski eşliğinde bu capcanlı şehri seyredebilirsiniz. Dilerseniz Edinburgh hakkında buradan daha fazla bilgi alabilir ve Red Arena Tur güvencesi ile viskinin anavatanına keşif dolu bir yolculuk düzenleyebilirsiniz.